İşçi Haber

Tunçbilek’te Madenciler Ayakta: Ömerler Yer Altı İçin Özelleştirme Korkusu Büyüyor

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tunçbilek kömür sahaları, bir kez daha işçi hareketliliğiyle gündemde.
Türkiye Kömür İşletmeleri’ne (TKİ) bağlı Garp Linyitleri İşletmesi (GLİ) bünyesinde yer alan Ömerler Yer Altı Kömür Ocağı’nda çalışan madenciler, özelleştirme iddiaları nedeniyle büyük bir tedirginlik içinde.

Bin 30 İşçi Endişeli: “Ekmek Kapımız Elden Gidiyor”

Yaklaşık 1030 devlet işçisinin çalıştığı GLİ’de, son haftalarda yayılan iddialar madenciler arasında huzursuzluk yarattı. TKİ Genel Müdürlüğü’nün, Ömerler Yer Altı Kömür Ocakları’nı yüzde 48’i kendisine ait olan Kömür İşletmeleri A.Ş. (KİAŞ) adlı şirkete devretmeye hazırlandığı yönündeki bilgiler, özelleştirme korkusunu yeniden alevlendirdi.

Bu gelişme, bölgede yıllardır devlet güvencesiyle çalışan işçiler açısından belirsizlik ve endişe yarattı.
Tunçbilek, onlarca yıldır bölge halkının geçim kapısı olarak biliniyor. Devlet işletmeciliği sayesinde sosyal güvenceye kavuşan madenciler, “KİAŞ’a devir” iddialarını “ekmek kapımızı özel sektöre devretmek” olarak değerlendiriyor.


Sendika Sahada: Akçul İşçilerle Bir Araya Geldi

Durumun ciddiyet kazanması üzerine, Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Maden-İş) harekete geçti.
Genel Başkan Nurettin Akçul, Tavşanlı’ya giderek Ömerler Yer Altı’nda çalışan işçilerle buluştu.
Toplantıya ayrıca Maden-İş Genel Başkan Yardımcısı Şeref Zeyrek ve Batı Anadolu Şube Başkanı Yusuf Yaman da katıldı.

Akçul burada yaptığı konuşmada sert ifadeler kullandı:

“Yüz yılı aşkın süredir bölgenin ekmek kapısı olan bu işletmeyi parçalayıp özel firmalara devretmek istiyorlar.
Bugün sahip çıkmazsak yarın çocuklarımıza bırakacak hiçbir şeyimiz kalmayacak.
Direnme vakti gelmiştir. Bu işletmeye hep beraber sahip çıkma zamanı.”


İşçilerden Tek Ses: “Her Türlü Eyleme Hazırız”

Toplantıya iki vardiyada çalışan yaklaşık 300 işçi katıldı.
İşçiler, “özelleştirmeye karşı birlik içinde olduklarını” vurgulayarak, gerekirse her türlü eylemi yapmaya hazır olduklarını söyledi.

Ömerler Yer Altı’nda toplam 530 işçinin çalıştığı, işletmenin Tunçbilek ve çevresinde hem ekonomik hem sosyal açıdan büyük önem taşıdığı biliniyor.

Madenciler, “KİAŞ devri gerçekleşirse iş güvencemiz, sosyal haklarımız, maaşlarımız tehlikeye girecek. Bu sadece bir şirket değişikliği değil; işçinin, bölgenin ve geleceğin el değiştirmesidir.” diyerek tepkilerini dile getirdi.


Akçul: “Bu İşletme Madenciliğin Kalbidir”

Maden-İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, özelleştirmenin yalnızca bir yönetim değişikliği olmadığını, kamu yararını zedeleyecek bir süreç olduğunu vurguladı:

“Garp Linyitleri İşletmesi bu bölgenin kalbidir.
Burası bir okul gibidir, madenciliğin beşiğidir.
Bu topraklarda kömür çıkaran, yerin altındaki alın teriyle ülkesine katkı sunan işçilerin hakkını kimse devredemez.
Biz, ülkemizi ve bölgemizi seviyoruz. Bu nedenle işletmenin küçülmesini değil, büyümesini istiyoruz.”

Akçul, konuşmasında Türkiye’de bugüne kadar yapılan özelleştirmelerin hiçbirinin işçi yararına sonuçlanmadığını belirterek, “Özelleştirme sömürü getirir, güvenceyi yok eder” dedi.


Yusuf Yaman: “GLİ İşçisinin Yanındayız”

Bilgilendirme toplantısında söz alan Maden-İş Batı Anadolu Şube Başkanı Yusuf Yaman, gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti:

“Genel Merkezimizin alacağı kararlar doğrultusunda eksiksiz hareket edeceğiz.
Her zaman GLİ işçisinin arkasındayız, dimdik ayaktayız.
Ömerler’de kimse yalnız değildir.”

Yaman, sendikanın gerekirse saha eylemleri, Ankara temasları ve hukuki girişimlerle işçilerin haklarını savunacağını söyledi.


Siyasî Girişim: Milletvekili TKİ ile Görüşecek

Kütahya Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Üyesi Mehmet Demir, konunun TBMM gündemine taşınacağını açıkladı.
Demir, TKİ Genel Müdürü ile doğrudan görüşerek sürecin detaylarını öğrenmek ve kamuoyuna açıklama yapmak üzere harekete geçti.
Bu görüşme sonrası özelleştirme planının askıya alınması ya da kapsamının yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.


“KİAŞ Devrine Hayır” Sesleri Yükseliyor

Maden-İş Genel Merkezi, geçtiğimiz yıllarda Soma, Seyitömer ve Tunçbilek sahalarında yaşanan özelleştirme süreçlerinin sonuçlarını hatırlatarak, “Kamu ocaklarının özel sektöre devri, iş kazalarını artırmış, ücretleri düşürmüş, sendikal gücü zayıflatmıştır” açıklamasını yaptı.

Sendika yöneticileri, Ömerler ocağında yapılmak istenen devrin de aynı sonuçları doğurabileceğini belirtiyor:

  • İş güvenliği standartlarının düşmesi,
  • Taşeron sisteminin artması,
  • Ücretlerin özel sektöre göre düşürülmesi,
  • Sosyal hakların ve ikramiyelerin kısıtlanması,
  • Bölge halkının ekonomik dengesinin bozulması.

Bu nedenlerle madenciler “KİAŞ’a devir” planını açıkça “işçi haklarına darbe” olarak görüyor.


Tunçbilek’te Tarih Tekerrür Etmesin

Tunçbilek, Türkiye’nin kömür madenciliği tarihinde önemli bir yere sahip.
Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana devlet eliyle yürütülen üretim faaliyetleri, bölge halkına iş, güvence ve yaşam alanı kazandırdı.
Ancak son yıllarda artan özelleştirme hamleleri, bu yapıyı ciddi biçimde sarsıyor.

Maden mühendisleri ve akademisyenler, kamu işletmelerinin özel sektöre devrinin üretim maliyetini kısa vadede düşürse de, iş kazalarını, işçi devrini ve toplumsal maliyeti artırdığını vurguluyor.
Tunçbilek gibi stratejik bölgelerdeki işletmelerin özelleştirilmesi, sadece işçi refahını değil, bölgesel kalkınmayı da olumsuz etkileyebilir.


İşçilerden Çağrı: “Bu Topraklar Emeğin Kalesi Kalacak”

Ömerler işçileri, toplantı sonunda ortak bir açıklama yaptı:

“Biz alın terimizle kazandığımız bu toprakların sahibiyiz.
Bu ocağı kimseye devretmeyeceğiz.
Bugün sessiz kalırsak yarın ne ocak kalır, ne iş kalır.
Birlikte duracağız, birlikte direneceğiz.”

Sendika yönetimi ise, gerekirse üretimi durdurma ve saha eylemi dahil her seçeneğin masada olduğunu belirtti.
Maden-İş, “Bu mücadele yalnızca bir özelleştirmeye karşı değil, emeğin geleceğine sahip çıkma mücadelesidir.” ifadesini kullandı.


“Bu İşletmeyi Parçalatmayacağız, Sattırmayacağız”

Tunçbilek’te yaşanan gelişmeler, Türkiye madencilik sektörünün geleceği açısından da belirleyici olabilir.
Ömerler Yer Altı’nda yükselen ses, yalnızca bir bölgenin değil, bir sınıfın çığlığıdır.

Sendikanın kararlılığı, işçilerin direnci ve bölge halkının desteği birleşirse; bu özelleştirme hamlesi geri çekilebilir.
Ancak aksi durumda, Türkiye’nin köklü kamu madenciliği geleneği bir kez daha sermayenin baskısı altında kalabilir.

Maden-İş Genel Başkanı Akçul’un sözleriyle haberimizi noktalayalım:

“Bu işletmeyi parçalatmayacağız, sattırmayacağız.
Bu topraklar emeğin, alın terinin, dayanışmanın simgesidir.
Biz işçiyiz, direniriz, kazandırırız.
Tunçbilek bizimdir, bizim kalacak.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu