Sendikal Haber

Türk Harb-İş Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak: “30. Dönem TİS Tatmin Etmedi, Hesap Soracağız”

Türk Harb-İş Sendikası ile Türkiye Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) arasında yürütülen 30. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri 223 gün süren uzun bir maratonun ardından imza altına alındı. Ancak imza töreninin ardından sendika tabanında memnuniyet değil, tam tersine büyük bir hayal kırıklığı ve tepki dalgası yükseldi.

Bu tepkilerin en net şekilde dile getirildiği adreslerden biri Türk Harb-İş Eskişehir Şubesi oldu. Şube Başkanı Hasan Atak, üyelerine hitaben yayınladığı ses kaydında sürecin hem içerik hem de yöntem açısından işçiler adına tatmin edici olmadığını açık bir dille ifade etti. Atak’ın sözleri, sadece Eskişehir’de değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki savunma sanayi işçileri arasında da yankı uyandırdı.


“Bu Sözleşme Üyelerimizin Taleplerini Karşılamıyor”

Hasan Atak, açıklamasının girişinde sözleşme sürecinin başından sonuna kadar şeffaf davranmaya çalıştıklarını, üyeleri sürekli bilgilendirdiklerini hatırlattı. Ancak gelinen noktada imzalanan metnin, işçilerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı:

“Toplu iş sözleşmemiz bizler adına tatmin etmeyen, taleplerimizi karşılamayan ve üyelerimizin mağduriyetini gidermeyen bir noktada tamamlandı. Bu açık ve net. Defalarca uyardık, defalarca dile getirdik. Ama uyarılarımız dikkate alınmadı.”

Bu sözler, tabanda zaten yükselen tepkinin daha da görünür hale gelmesine neden oldu. Çünkü işçiler, maaşlarının enflasyon karşısında eridiğini, refah payının göz ardı edildiğini ve sosyal haklarda kayda değer bir artış sağlanmadığını düşünüyor.


“Uyarılarımız Dikkate Alınmadı”

Atak, şube olarak sürecin birçok aşamasında genel merkezi uyardıklarını, üyelerin taleplerini hatırlattıklarını, ancak bu uyarıların görmezden gelindiğini söyledi.

“Biz şube kavgası olsun istemedik. Genel merkezde yaşanan tartışmalar bizi ilgilendirmez dedik. Ama buna rağmen uyardık. Ne yazık ki söylediklerimiz dikkate alınmadı, hatta dinlenme nezaketi bile gösterilmedi. Sonuçta da bu sözleşme imza altına alındı.”

Bu ifadeler, sendika içi demokrasinin zayıflığına dair önemli bir eleştiri olarak değerlendiriliyor. İşçiler, kendilerini temsil eden yöneticilerin sahadaki gerçek talepleri masaya yansıtmadığını, tabandan gelen sesin Ankara’da duyulmadığını düşünüyor.


“Genel Merkezden Şeffaf Bilgilendirme Alamadık”

Eskişehir Şube Başkanı, özellikle 1 Ağustos sonrası süreçte şubelerin ve üyelerin tamamen dışarıda bırakıldığını belirtti.

“Ne bize ne de üyelerimize net bir bilgilendirme yapılmadı. Genel merkezin sitesindeki paylaşımlar dışında resmi hiçbir bilgiye ulaşamadık. Biz kendi imkanlarımızla bilgi almaya çalıştık. Ama süreç kapalı yürütüldü.”

Bu durum, sendikanın en önemli ilkelerinden olan şeffaflık tartışmasını yeniden gündeme getirdi. İşçiler, “Sendika bizim, ama bizimle ilgili kararlar bizden saklanıyor” diyerek tepkilerini ortaya koyuyor.


“KÇP Dışında Hiçbir Kazanım Yok”

Hasan Atak, imzalanan sözleşmede Kamu Çerçeve Protokolü (KÇP) dışında hiçbir ilave kazanım olmadığını vurguladı.

“Sözleşme KÇP dışında neredeyse hiçbir kazanım elde edilmeden imzalandı. VTP’nin bile alınmadığını gördük. 16-67 krizinde bize söz verilen haklar yok sayıldı. Bayram, hafta tatili, yıllık izinlerde beklenen düzenlemeler yapılmadı.”

İşçilerin en büyük beklentilerinden biri, KÇP’ye ek olarak savunma sanayi işçilerinin özgün koşullarını dikkate alan hakların alınmasıydı. Ancak sözleşme metninde bu yönde adım atılmaması, tepkilerin odak noktası oldu.


“Kaybımız %70, Telafi Edilmedi”

Atak, işçilerin bir önceki dönemden bu yana ciddi kayıplar yaşadığını, bu kaybın da yeni sözleşmede telafi edilmediğini dile getirdi:

“Geçen dönemden sadece kaybımız %69, %70 civarında. Bu kaybın telafi edilmesini talep ettik. Ancak sözleşmede bunun karşılığı yok. Refah payı yok, gerçek enflasyon yok. Kaybımız aynen devam ediyor.”

Bu ifadeler, üyelerin ekonomik sıkıntılarını gözler önüne seriyor. İşçiler, en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını, sözleşmenin maaşlarını rahatlatmak yerine daha da daralttığını belirtiyor.


“Üyemizi Kandıramayız”

Şube Başkanı, sözleşme sonrasında genel merkez tarafından yapılan “8 kazanım” açıklamasına da sert tepki gösterdi.

“Kimse kimseyi kandırmasın. Bu sözleşmede ifade edilen ‘büyük kazanımlar’ gerçekçi değil. Biz üyemizi kandıramayız. Bizim görevimiz doğruları söylemek.”

Tabanda en çok konuşulan noktalardan biri de bu oldu. Çünkü işçiler, genel merkezin başarı olarak sunduğu maddelerin günlük yaşamda karşılığı olmadığını düşünüyor. Refakatçi izninin 5 günden 10 güne çıkması ya da fazla mesai primlerinin düzeltilmesi olumlu ama “tatmin edici” olmaktan çok uzak bulunuyor.


“Harb-İş Hepimizin Evidir”

Atak, konuşmasının son bölümünde işçilere sağduyulu olma çağrısında bulundu.

“Türk Harb-İş hiç kimsenin babasının malı değildir. Burası hepimizin evidir. Üyeler olarak sahip çıkmalıyız. Şube olarak biz üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Ama bu sözleşmede yetkili olanların da hesap vermesi gerekiyor.”

Bu sözler, hem aidiyet duygusunu hem de hesap sorulması gerektiği vurgusunu içinde barındırıyor.


“Hesap Soracağız”

Şube Başkanı, sözleşmenin bu şekilde imzalanmasında sorumluluğu olanların mutlaka açıklama yapması gerektiğini belirtti.

“Bugün bu sözleşmeyi bu şekilde önümüze getirenlerden çok net hesap soracağız. Bu işin bir faturası olacak. Biz üzerimize düşen öz eleştiriyi yapmaya hazırız. Ama esas olarak yetkili olanlar kendi imzalarının hesabını vermeli.”


İşçilerde Kırgınlık ve Öfke

Sahadan gelen tepkiler de Hasan Atak’ın söylediklerini doğrular nitelikte. İşçiler, sosyal medyada ve işyerlerinde şu yorumları yapıyor:

  • “223 gün bekledik, elimizde kalan yine hayal kırıklığı.”
  • “Mücadele ettik ama hakkımızı alamadık.”
  • “Genel merkez işçiyi değil masayı düşündü.”

Bu yorumlar, tabandaki güvensizliğin boyutunu gözler önüne seriyor.


Uzun Bir Süreç, Zayıf Kazanımlar

Sonuç olarak, Harb-İş ile TÜHİS arasında imzalanan 30. Dönem Toplu İş Sözleşmesi, resmî açıklamalarda “kazanım” olarak lanse edilse de işçiler arasında ciddi bir memnuniyetsizlik yarattı. Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak’ın sözleri, tabanın duygularını yansıtan en açık ifadeler oldu:

  • Sözleşme tatmin edici değil.
  • Talepler karşılanmadı.
  • Kaybımız telafi edilmedi.
  • Hesap sorulacak.

Bu açıklamalar, önümüzdeki dönemde sendika içi tartışmaların ve işçilerin örgütlü tepkisinin daha da büyüyeceğine işaret ediyor.

Hasan Atak — Eskişehir Şubesi Ses Kaydı
⤓ MP3 indir Kaynak: Türk Harb-İş Eskişehir Şubesi

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu