İşçinin İradesi Yok Sayılamaz! İstanbul ve Eskişehir Davet Dışı Bırakıldı

Türk Harb-İş Sendikası Genel Merkezi, şube başkanları ve il temsilcilerini, 30. Dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri öncesi yapılacak değerlendirme toplantısına çağırdı. 4 Eylül Perşembe günü Ankara’da yapılacağı duyurulan toplantı, yeni dönemde imzalanması beklenen toplu sözleşme için kritik bir hazırlık niteliği taşıyor.
Çağrının amacı, imza aşamasında şube başkanlarının da hazır bulunarak süreçte rol almalarını sağlamak olarak aktarılıyor. Ancak bu çağrı, beklenmedik bir gelişmeye yol açtı: İstanbul ve Eskişehir şube başkanlarına davet gönderilmedi.
“İşçinin İradesi Yok Sayılamaz” Tepkisi
Bu durum, sendika tabanında ciddi rahatsızlık yarattı. İstanbul ve Eskişehir’in dışlanması, sadece şube başkanlarını değil, o illerde görev yapan binlerce işçinin de iradesinin yok sayılması olarak yorumlandı. Tepkilerde öne çıkan başlıklar şöyle:
- Seçilmiş iradeye saygı: İstanbul ve Eskişehir şube başkanlarının işçilerin oylarıyla seçildiği hatırlatılarak, genel merkezin bu tavrı “irade gaspı” olarak değerlendiriliyor.
- Muhaliflere gözdağı: Tepkilerde, muhalif tutumlarıyla bilinen bu şubelerin özellikle dışarıda bırakıldığı, bunun da “eleştiriyi susturma girişimi” olduğu ifade ediliyor.
- Şeffaflık talebi: İşçiler, şeffaf bir yönetim anlayışı beklerken, genel merkezin eleştirilere kapalı ve ayrımcı tutum sergilemesi kabul edilemez bulunuyor.
Şube Başkanlarının Önemi
Şube başkanları ve temsilciler, toplu iş sözleşmelerinde işçilerin taleplerini doğrudan masaya taşıyan en önemli temsilciler konumunda. Özellikle İstanbul ve Eskişehir gibi büyük işçi yoğunluğuna sahip bölgelerin dışlanması, sözleşme masasında işçilerin taleplerinin eksik temsil edilmesi anlamına geliyor.
İşçiler, “Bugün bizim taleplerimizi yok sayanlar, yarın iş güvencemizi de yok sayabilir” diyerek bu tutumun sonuçlarının ağır olabileceğine dikkat çekiyor.
Sendika Tabanından Çağrı: Davet Genişletilmeli
Tabanda yükselen ortak talep net: “Genel merkez, İstanbul ve Eskişehir şube başkanlarına da davet göndermelidir.” Aksi halde bu karar, işçiler arasında daha büyük kırılmalara ve güven kaybına yol açacak.
Birçok üye, genel merkezin “sadece kendisine yakın duran şubeleri” dikkate almasının sendikal bütünlüğü zedeleyeceğini, bunun da ilerleyen süreçte toplu iş sözleşmesi masasında işçilerin pazarlık gücünü zayıflatacağını belirtiyor.
“Şeffaf ve Eleştiriye Açık Bir Yönetim İstiyoruz”
Son olarak işçiler, genel merkeze yönelik şu çağrıyı yineliyor:
“Eleştirildiği için üyelerine sırt çeviren değil, eleştiriye açık ve şeffaf bir genel merkez istiyoruz. Ayrımcılıkla değil, kucaklayıcı bir anlayışla yönetilen bir sendika hepimizin ortak arzusudur.”



