Gündem

Camiamızın Acı Kaybı: Gölcük Tersanesi Emekçileri Abdurrahman Kanber ve Murat Fırtına’yı Kaybettik

Türkiye işçi sınıfı bugün bir kez daha derin bir acıya boğuldu.
Yıllarını alın terine, sendikal mücadeleye ve dayanışmaya adamış iki kıymetli emekçi, Gölcük Askeri Tersanesi’nden emekli işçiler ve eski sendika üyelerimizden Abdurrahman Kanber ile Murat Fırtına, Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen patlamada hayatını kaybetti.


İşçi Sınıfının Yüreğini Yakan Kaza

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde, GEBKİM Organize Sanayi Bölgesi’nde inşası süren TN Maleik Petrokimya Fabrikası’nda dün sabah saatlerinde şiddetli bir patlama meydana geldi.
Tataristan Cumhuriyeti Devlet İştiraki TATNEFT Grubu’nun Türkiye’deki ilk yatırımı olan bu tesisin devreye alınma sürecinde yaşanan olay, tüm bölgeyi sarstı.

Patlamada, 63 yaşındaki Abdurrahman Kanber ve 58 yaşındaki Murat Fırtına yaşamını yitirdi. Her iki isim de Eğdaş Elektrik firmasında görev yapıyor, tank testleri sırasında yürütülen kaynak çalışmalarında bulunuyordu.

Görgü tanıkları, fabrikanın hızla devreye alınması için işveren tarafından büyük baskı yapıldığını, bu nedenle aynı anda hem basınç testi hem de kaynak çalışması yapıldığını ifade etti.
Bu ihmalkâr uygulama, ne yazık ki patlamaya ve iki emekçinin yaşamını yitirmesine yol açtı.


“Bu Bir Kaza Değil, İhmalkârlığın Sonucu”

Tanıklara göre, testlerin tanklar boşken yapılması gerekiyordu. Ancak üretim baskısı altında tanklarda kimyasal madde varken kaynak işlemi de sürdürüldü.
Olayın ardından bölgede kimyasal kalıntıların suya karıştığı ve çevrede güvenlik önlemleri alındığı bildirildi.

Bu olay, sadece iki emekçinin hayatını değil, bir kez daha iş güvenliğinin kârlılığa feda edilmesinin sonuçlarını da gözler önüne serdi.
Patlamanın ardından açıklama yapan işçi temsilcileri, “Bu bir iş kazası değil, bir iş cinayetidir.” diyerek tepki gösterdi.


Emekle Yoğrulmuş Bir Ömür: Abdurrahman Kanber

Abdurrahman Kanber, Gölcük Askeri Tersanesi’nden emekli bir ustaydı.
Yalnızca işçiliğiyle değil, duruşuyla da herkesin saygısını kazanmıştı. 1989 Bahar Eylemleri döneminde ön saflarda yer alarak işçi hareketinin hafızasında yer edinmiş bir isimdi.

Kanber, demokrasi mücadelesinde de aktif rol aldı; “hak verilmez, alınır” sözünün yaşayan temsilcilerindendi. Emekli olduktan sonra da genç işçilere sendikal bilinci aktaran, dayanışmayı öğreten bir abi, bir yol göstericiydi.

Onun emek mücadelesi yalnızca işyerinde değil, hayatın her alanında sürdü. İşçi hakları için kalem oynattı, sahada yer aldı, örgütlenmenin önemini anlatmaktan vazgeçmedi.


Birlikten Güç Alan Bir İşçi: Murat Fırtına

Murat Fırtına da aynı şekilde Gölcük Askeri Tersanesi’nden emekli olmuş, sendikal hareketin içinde yer almış bir emekçiydi.
Arkadaşları onu “dürüst, paylaşımcı, mücadeleci” bir insan olarak tanımlıyor.
1989 Bahar Eylemleri’nde aktif rol aldı, işçi sınıfının ayağa kalktığı günlerde ön saflarda yürüdü.

Murat Fırtına’nın hayatı, alın teriyle onurunu kazanmanın ve dayanışmayla yaşamanın en güzel örneklerinden biriydi.
Arkadaşlarına göre o, “işçi olmanın sadece bir meslek değil, bir duruş olduğunu” gösteren biriydi.


Camiamızın Hafızasında İz Bırakan İsimlerdi

Her iki ismin de ortak özelliği; camiamızda saygı, sevgi ve minnetle anılan insanlar olmalarıydı.
Sendikal mücadelenin en zorlu dönemlerinde birlik ve dayanışmanın simgesi oldular.
Sendikal aidiyetin yalnızca bir üyelik değil, bir gönül bağı olduğunu herkese gösterdiler.

Bugün onları yalnızca birer emekçi olarak değil, birer simge, birer dava insanı olarak uğurluyoruz.
Onların mücadelesi, bugünün ve yarının işçilerine ışık olacak.


İhmaller Zinciri Bir Kez Daha Can Aldı

Bu facia, iş güvenliği önlemlerinin eksikliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
İşçilerin hayatı, üretim baskısının gölgesinde kalmamalı.
Sendikal hakların, denetim mekanizmalarının, iş güvenliği kültürünün her geçen gün zayıflatıldığı bu dönemde; bu olay, işçi sınıfı açısından bir alarm niteliği taşıyor.

Abdurrahman Kanber ve Murat Fırtına, işçi sınıfının iki yiğit evladıydı.
Onları ihmal, baskı ve güvencesizliğin bedelini ödeyen nice emekçiler arasına katıldılar.

Bu kayıplar, bizlere bir kez daha hatırlatıyor:
Emeğin, dayanışmanın ve iş güvenliğinin olmadığı yerde hayatlarımız tehlikede.


Ruhları Şad, Mekânları Cennet Olsun

Bugün sadece iki canımızı değil, bir dönemin tanıklarını, bir mücadelenin yoldaşlarını kaybettik.
Onların ardında bıraktığı miras, işçi sınıfının onurlu direnişinin ta kendisidir.

Sendikamızın, camiamızın ve tüm emek dünyasının başı sağ olsun.
Ruhunuz şad, mekânınız cennet olsun değerli dostlarımız…
Nur içinde yatın.


MSB İşçileri Camiası olarak sözümüz olsun:

Emeklerine, adlarına, miraslarına sahip çıkacağız.
Onları unutturmayacak, emek mücadelesini sürdüreceğiz.
Çünkü emek ölmez, mücadele bitmez.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu